28.5c İzmir
23 Eylül 2021, Perşembe
Reklam Reklam

EİB 16. MODA TASARIM YARIŞMASI

EİB 16. MODA TASARIM YARIŞMASI


Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin, moda tasarımı alanında ülkemizin genç yeteneklerini ortaya çıkartarak Türkiye’deki Moda Endüstrisinin gelişimine katkıda bulunmak ve genç tasarımcıların kariyer yolculuklarında önemli bir kilometre taşı oluşturmak misyonu ile başlattığı Moda Tasarım Yarışmalarının bu yıl, 16.sı gerçekleştirilecek.

Bu yılki teması CONTACT-LESS olan ve finali aralık ayı içerisinde yapılması planlanan söz konusu yarışmada, 2022/2023 İlkbahar-Yaz Kadın ve Erkek Modasına yön verecek tasarımlar yarışacak. Yarışmacıların bu sene ilk kez İlkbahar-Yaz / Kadın ve Erkek koleksiyonu hazırladığını anlatan EHKİB Sosyal Organizasyonlar ve Yarışma Komitesi Başkanı Tuğba Hazar, yarışmaya yoğun başvuru olduğunu söyledi.

Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Sertbaş, “Birçok genç tasarımcıyı moda dünyasına kazandıran EİB Moda Tasarım Yarışması sayesinde Emre Erdemoğlu başta olmak üzere; bugün dünya çapında defilelere imza atan isimler arasında Merve Uçar, Mahmut Ağaç ve Ruhi Tamer Çoğal gibi tasarımcılar yer almaktadır. Ayrıca, Ticaret Bakanlığımızın desteği ile şimdiye kadar 20’den fazla tasarımcımızı yurtdışı eğitimine göndermiş bulunuyoruz.” dedi.

Burak Sertbaş sözlerine EHKİB olarak ihracat birim fiyatımızın 16,2 dolardan, 17,7 dolara yükseldiğini, tasarım ile yakaladığımız bu başarının, katma değerli ihracatın en güzel örneği olduğunu ekledi.


A. AYCAN BAYRAK - KAMAN

Yorgunum. Nerede miyim? Yalnızlığımın KAMAN’ında, dorukta. Sen varsın, ben varım, o var. Biz yokuz artık. Yüksek binalar, dijital dünyalar ve yalnız insanlar. Gelişen teknoloji karşısında ilkelleşen insanlıklar. Temassızlık mıydı bizi bu noktaya getiren? Empatiyi yitirmiş birer makineye çeviren. Birkaç emojiden ibaret duygularımız, kodlamalarla çevrili hayatlarımız.. Giysilerimizdeki kodlardan ileri gidemeyen bir kavram artık bu, duygu. Bu bir dijital distopya. Korkmuyorum, buradayım. Kodu tarat ve hislerimi yansıtan şarkıyı duy. Beni duy.


BIRCE AVCU - RE-CONTACT

Temassızlığın bizi yalnızlaştırıp kimliksizleştirdiği, aynı zamanda ödeme alışkanlıklarımızı değiştirip kolaylaştırarak harcama yaparken tüketimi kolaylaştırdığı bugünlerde, bireyler metalar sayesinde kazandıklarını düşündükleri kimlikleri ile mutluluğu aramakta ve kendilerine yabancılaşmaktadır. Tüketim toplumuna yeni bir alternatif olarak ‘türetim ekonomisi’ kavramından faydalanılmıştır. Sistemde toplum hem üretici hem tüketicidir. Tasarımlar biyoplastik malzemelerle desteklenerek tüketim toplumunun ideolojisine karşı içinde yaşadığımız bu ‘temassız’ dünyaya bir alternatif oluşturulması hedeflenmektedir.


BURAK GÜNEL - WANDERLUST

Bu koleksiyon içinde bulunduğumuz ara dönemin analizi niteliğindedir. İnsanlık olarak dört duvar arasında yaşamımızı sürdürmeye değil, yeşil rengi görmeye ve doğayla iç içe olmaya evrildik. Şehir hayatımızdan tam anlamıyla kopamıyoruz ancak bir yandan doğayla da bir olmayı istiyoruz. Bir çoğumuz şu sıralar uzaktan eğitim görüp, çalışma hayatımıza uzaktan devam edebiliyoruz ve bunu büyük bir çoğunlukla da evlerimizden gerçekleştiriyoruz. Ancak bir ağacın altına oturup, ormanda kamp kurup, sahilde kumlara uzanarak ta bunları gerçekleştirmememiz için hiçbir neden yok. Kendimizi dışarıya atıp, soyutlanabileceğimiz yeni yollar keşfetmek ve şehirden kopmadan yeni yolculuklar gerçekleştirmek mümkün.


EDA POLAT - THX 1138

Koleksiyonun çıkış noktası George Lucas’ın 1971’de çektiği ilk uzun metrajlı filmi olan THX 1138. Film, insanların numaralarla adlandırıldığı ve sadece işgücü olarak görüldüğü yüksek teknolojili ileri bir gelecekte geçiyor. Bir distopya örneği olan film, otorite tarafından insanların davranışlarının kontrol altına alınmaya çalışıldığı, birbirleriyle olan temasın engellendiği bir dünyayı anlatıyor. İnsanın sıkışmışlığını anlatarak, günümüzle, özellikle de pandemi sürecinde yaşadığımız dünyayla birçok benzerlik taşıyor. Koleksiyonda temasın önemini vurgulayan detaylara ve filmin fütüristik mimarisinden yola çıkarak geometrik detaylara yer verildi. Filmde ağırlıklı olarak kullanılan beyaz renk ve ışık kaynakları, koleksiyondaki temel renkleri oluşturdu.


HASAN HÜSEYİN ÇANGA - GENTLE PROTOTYPE

Sosyal hayatımızın her alanını etkisi altına alan ve radikal değişiklikler yapmak zorunda kaldığımız ‘pandemi’nin en çok etkilediği alanlardan biri de okul hayatı ve eğitim. Öğrenciler; sıralarından, arkadaşlarından, öğretmenlerinden uzak kalarak duyularını tam kullanmadan, temas etmeden evlerine kapanarak eğitim görmek zorunda kaldılar. Bu kaotik durum koleksiyonu oluştururken esin kaynağı olmuştur. Bir ütopya yaratılmış ve bu ütopya nerede olduğu bilinmeyen, gerçeklik ile temas halinde olmayan bir okul olarak karşımıza çıkmaktadır. Koleksiyonda klasik okul üniformalarının detayları ve temel okul eğitiminde kültleşmiş araç gereçler koleksiyonun ayrıntılarında gizlenmiştir. 


İZEL SANDIKÇI - FUTURE WORLD PIONEERS

Gelecek distopyasında, insanların yavaş yavaş doğanın değerini anlamak zorunda olduğu bir dünyayı imgelediğim ve gelecek dünyadaki hayal ettiğim öncü bir zümreyi konu aldım. Bu insanlar, gelecek dünyanın öncüleri, dolaşarak, insanlarla konuşarak, yararlı topraklar arayarak, özümüze dönmeyi ve beraber doğayı daha iyi bi yer haline getirmeyi amaçlıyorlar. Bu öncüler insanları bilinçlendirerek iyiliğe ve birlikteliğe çağırıyorlar, bencillik ve ayrımcılığın olmadığı saygılı bir dünyaya... Bu koleksiyonda hayalin içinden geliyormuş gibi, yapısal ve kalıplı tasarımlarla, insanların beraberliğini simgeleyen baskı tasarımı, dijitalliği hissettiren kumaş manüpilasyonu ve biyofilik tasarıma referans olacak ve her kıyafeti benzersiz ve özel hale getiren kıyafetlerde doğal taş kullanımı ön plandadır.


MANOLYA YALÇINKAYA - PHOTONATION

Fotoğraf ve jenerasyon kelimelerinin birleşiminden türeyen Photonation alt teması, Z jenerasyonu ve bu kuşağın fotoğraf çekilme arzusuna işaret etmektedir. Pandemi nedeniyle gelişen kontaksız yaşam, dünya çapında kitlesel karantinalarda dahi giyinmeye ve fotoğraf yolu ile sosyal medya üzerinden sergilemeye engel olmamıştır. Photonation SS 22 Genderless Wear kapsül koleksiyonunun hitap etmeyi hedeflediği ‘tasarımcının da dahil olduğu’ bu kitle aynı zamanda, toplumsal konulara duyarlı ve bu duyarlılığı yine sosyal medya üzerinden dillendiren bir kuşak, koleksiyonda bu durumu destekler nitelikte sürdürülebilir çözümler ve doğal kumaşlar kullanılmıştır.

 
NUR GÜNGÖR - METAVERSE

Dijital ortamların gerçeklik kazandığı, üç boyutlu sanal ortamlardan oluşan METAVERSE , internet V&R ve A&R teknolojilerinin tümünü kapsayan kolektif sanal evren platformudur. Metaverse’de tüm karakterler doğrudan kişiye bağlıdır. Koleksiyon oyun evreninde oyuncuya alternatif dünya algısı yaratan dijital dünyadan ilham alır.Uzak algıda birbirinden ayrı hissi oluşturan parçalar şeffaf malzemelerle parçaları birbirine bağlar. Oyun karakter ve mekan tasarımında kullanılan grid modelleme tekniği doku ve baskıya taşınarak gerçek olmayan izdüşüm alanları kumaş yüzeyinde sanal boyut kazandırma Amacıyla kullanılmıştır. Birbirinden ayrılabilen parçalar fonsiyonelliğin yanı sıra dijital dünyadaki bağlantı kopma sorunundan esinlenmektedir. 


SEDEF BİRİCİK - BETTER ME

Koleksiyonuma ilham kaynağı olan tırtılın evrimi, temassızlık sayesinde sanal dünya ile girdiğimiz dönüşüm sürecine benzer. Fiziksel temasın yerine koyduğumuz sanal birliktelikler farkındalığımızı arttırıp, bizleri daha da yakınlaştırırken kendi elimizde şekillendirdiğimiz bu sanal dünya adeta; özgürleştiren, geliştiren, birliktelik algısını değiştiren bir dijital koza haline gelmiştir. Oluşturduğumuz bu koza sayesinde çevremiz ve kendimiz ile daha gerçek bir temas kuracağımız, daha iyisini yaratacağımız gelecek artık bir dokunuş kadar uzak… Koleksiyonumdaki çoğalarak ayrılan eklentiler artan temas ihtiyacını simgelerken, büzüştürülerek kısıtlanmış formların arzuya göre açılabilmesi daha özgür bir şekilde doğuşumuzu ifade eder Her parçada bu değişim sürecini yansıttığım tasarımlarım oluşacak yeni hayatımızın kelebekleri Alpha kuşağının yapıcı etkileriyle hazırlanmıştır


SELİN SUDE YAVUZ - LIMINAL

“Liminal” kelimesi Latince’de “ eşik ” anlamına gelen “limen” kelimesinden geliyor. Bize tanıdık gelen ve kendimizi rahat hissettiğimiz bir alandan çıktıktan sonra bir sonraki aşamaya ve alana geçmeden önce içinden geçtiğimiz alanlara liminal alanlar deniyor . O eşik anlarında ne geri gidebiliyoruz ,ne de henüz ileriye geçebiliyoruz .Yaşadığımız bu dönemde insana, doğaya, işimize,okulumuza uzun süredir temas etmiyoruz. İşlerimizi, arkadaşlıklarımızı, derslerimizi evde uzaktan yürüttüğümüz bir süreç yaşadık. İyiye giden haberler ile mekanlar iş yerleri okullar yavaş yavaş açılıyor. Peki bu hayata gerçekten hazır mıyız ¿ Koleksiyonumun çıkış noktası kendi yaşadığım Liminal süreç oldu. Evimdeki bu rahatlığa alıştıktan sonra iş kıyafetlerinin içindeki rahatsızlığımdan ilham aldığım bu koleksiyonda yeni normalde alışmaya çalışan bir profili görüyorsunuz.

@doramagazin

İnstagram'da takip edin