28.5c İzmir
6 Mayıs 2021, Perşembe
Son Haberler:
Reklam Reklam

Fotoğraf sanatçısı Metin Otu ile keyifli bir röportaj

Fotoğraf sanatçısı Metin Otu ile keyifli bir röportaj
  1. Öncelikle sizi biraz yakından tanıyabilir miyiz? Bize kendinizden bahseder misiniz?

Öncelikle Dora ailesine, bana bu fırsatı verdiği ve okuyucularınızla buluşturma imkanı sunduğu için teşekkürlerimi iletmek istiyorum.Kısaca ben, fotoğraf ve görsel sanatlara gönül vermiş ve bu işi hayatının odak noktası haline getirmiş her zaman daha, hep daha iyi vizyonunu hayat felsefesi yapmaya çalışan bu konuda çaba sarf eden biriyim. 1974 Almanya doğumluyum.İzmir’de yaşıyorum. 4 yıllık üniversite eğitimimim üstüne ikinci üniversite olarak fotoğrafçılık ve kameramanlık bölümünü bitirdim.Fotoğrafa ilk başladığım yıllarda katıldığım uluslararası ve ulusal fotoğraf yarışmalarında sergileme ödüllerim var.Evliyim ve iki evlat sahibiyim.Hayatımın diğer yarısını da onlar oluşturuyor.

  1. Ne tür fotoğraflar çekmeyi seviyorsunuz?

  Fotoğrafa başladığınız ilk yıllarda her şey çekiyorsunuz.Daha sonra hayat felsefeseniz duygularınız vb. ne çekmek istediğiniz konusunda size yol gösterici olmaya başlıyor.İster istemez artık sadece çekmek istediklerinizi çekiyorsunuz.Çünkü anlatmak istedikleriniz artık o karelerde. Benim de  insan odaklı fotoğraf tutkum her zaman olduğu için, portre fotoğrafçılığını seçtim ve o yöne yöneldim.

  1. İlk deklanşör deneyiminizden bahseder misiniz?

  Görsel sanatlara ilgim hayatım boyunca vardı.Sadece anlatım biçimi olan fotoğrafla tanışmamıştım. Marmaris’te yaşadığım yıllarda tamamen tesadüf eseri , bir fotoğraf ve fotoğraf dostları derneği olan MARFOD ve onların çok saygı değer üyeleriyle tanışmam fotoğrafa başlamama ve ilk eğitimimi orada almama vesile oldu.

  1. Düğün fotoğraf çekerken nelere dikkat edilmeli?

   Düğün fotoğrafçılığı ile ilgilenmem eş dost yakın çevremin ısrarı ve  onların özel gün çekimleri ile başladı.Düğün fotoğrafı tekrarı olmayan çok özel bir günün kurgusu.Bir Aşk hikayesi ve filmi adeta.Bu hikayenin de baş kahramanları gelin ve damadımız. onların aşklarını belgeleyecekleri,tekrar tekrar dönüp seyretmeye dalacakları ve anlatacakları en önemli an .Düğün fotoğrafında bütün bilinç bu çerçevede oluşmalı bence.Başrol oyuncularımız bu hikayede olabildiğince doğal hallerinde sadece aşklarını biribirine anlatmalılar.Gerisi biz düğün fotağrafı çekenlerin işi.

  1. Herkesin hayatında ilham aldığı bir şey vardır.  Siz neyden ilham alarak fotoğraf çekerseniz?

  Çok klasik olacak ama aslına bakarsanız; bir fotoğrafçı için, hayatın kendisi ilham kaynağı. “Fotoğraf çekmek, insanın aklını, gözünü ve yüreğini aynı hizaya getirmesidir. Bu bir yaşam tarzıdır”.demiş Henri Cartier Bresson. Hayat sizi bir şekilde yoğuruyor.Yaşadığınız mutluluklar,acılar kısacası bütün duygular sizin siz olmanıza katkı sağlıyor.Sizde bunları bir şekilde açığa çıkarmak, anlatmak istediklerinizi geniş kitlelere duyurmak isterseniz o zaman sanat çıkıyor ortaya.Ustanın dediği gibi siz ,aklınızı,gözünüzü ve yüreğinizi bir araya getirip o kareyi çekiyorsunuz.

  1. Fotoğrafı hobi ya da meslek olarak yapacak insanlara tavsiyeleriniz nelerdir?

   Görsel alanda dijitalleşme ve görsellik oluşturan cihazların hızla yayılması ve hemen hemen her bütçeye uygun hale gelmesi bu alanla ilgilenen çok sayıda insan yarattı.Artık neredeyse her insanın cebinde bu cihazlardan görebiliyoruz.Görüntü üretmek, paylaşmak çok kolay.Ama tüketmek inanın daha da kolay.Bir günde belki de milyarlarlarca üretilen görüntüler ertesi gün çöp oluyor.Aslında hepimiz,görsel bombardıman altındayız.Sadece görüntüye; duygularını veya görüş açısını katarak, kendinden bir şeyler katarak oluşturulan görseller akılda kalıcı olabiliyor. Bir de işin olmazsa olmazı eğitim.Görselliğe olan ilginin artmasıyla doğru orantılı bu konuda eğitim veren üniversiteler, özel kuruluş ve dernekler de çoğladı.İsteyen herkes bunlara kolaylıkla ulaşabiliyor artık.

  1. Uzmanlık alanınız nedir?

Ben moda ve düğün fotoğrafçılığı konusunda eğitim aldım ve bu konuda çalışmalarımı yürütüyorum.

  1. Evlenecek çiftler ‘o gün’ nelere dikkat etmeli?

Evlenecek çiftlerimize en büyük tavsiyem:aşklarının hikayesini anlatacakları gün ile düğün günü aynı gün olmamalı.Mümkünse konsept çekimlerini kendilerini daha rahat hissedecekleri ve gerginliklerin,telaşın olmadığı bir günü seçmeliler.Ayrı olarak düğün gününüde belgeletebilirler.

  1. Mekan seçimi nasıl oluyor?

Müstakbel çiftlerimiz ile çekim gününden once mutlaka bir iki görüşmemiz oluyor.Onların bizi ve en önemlisi bizim onları anlamamız çok önemli.Onların istekleri,zevkleri,hayat biçimleri,duyguları ,mutlulukları kısacası onları konuşup bir plan çerçevesinde mekanlarımızı beraber tespit ediyoruz.

  1. Çektiğiniz bir fotoğrafın ‘iyi’ olduğunu nasıl anlıyorsunuz?

İyi fotoğraf en önce teknik anlamda mükemmel olmalı.bu sayade anlatmak istediğiniz alıcıya net ulaşmalı.Teknik derken anlatmak istediğim:pozlama,kadraj,kompozisyon hepsi giriyor içine..Ondan sonra görsel karşınızdakine bir şeyler hissettirip bir şeyler anlatıyorsa o fotoğraf amacına ulaşmıştır.

  1. Fotoğraf konusunda hedefiniz, ulaşmayı düşündüğünüz nokta nedir?

Son yıllarda moda fotoğrafçılığı konusunda biraz daha yol aldığımı düşünüyorum.Moda fotoğrafçılığı içinde bir çok dinamiği barındıran bir sektör.Anlatılmak istenilen bir çok şeyin içi içe geçtiğini,fotoğraf çekerken üzerinizde bir çok kişinin anlatmak istediklerini barındırdığınızı hissediyorsunuz.Sonuçta işin içinde bir stilist , bu sektörün elemanları,taşıdığı şeyi en güzel bir biçimde sergilemek isteyen bir model,yanında bir make up,bu bir defile ise koreograf ,organizatör, firma vb. Örneklerini çoğaltabileceğim dinamikler var.Bütün bu dinamikler sizin karenizde hayat buluyor.Bu beni çok heyecanladırıyor.Düğün fotoğraf  çekimlerinin yanında her zaman moda çekimleri de hayatımın bir parçası olmaya devam edecek.

  Sektör gelişmeye çok açık ve siz hızına ayak uydurmak zorundasınız. Dünyada  neler oluyor takip etmek zorundasınız.Yeni çıkan görüntü sistemleri,ışık,ses dünya trendleri nereye gidiyor vb takip etmek bizim için zorunlu.Ben buyum tamam dediğiniz noktada artık sonunuz gelmiş demektir. O yüzden ben de sorduğunuz soruya bir nokta koyamayacağım.

 

 

 

 

 

 

 

 

@doramagazin

İnstagram'da takip edin